Bern Konsolosu: Film Analizi

Bern Konsolosu: Film Analizi

  • Film Analizi
  • 10 Haziran 2021 Perşembe
  • 0
  • Okunma : 697

1956 Macar Devrimi, Macaristan’daki komünizmin varlığına ve Sovyet baskısına karşı çıkmış bir devrimdir. Sonucunda yüzlerce kişinin canına mal olmuş ve 200.000 Macar yurdundan göç etmek zorunda kalmıştır. Abel ve Tibort Macar Devrimi sonrası İsviçre’ye göç etmiş, kendilerini sadece Macaristan’ın bağımsızlığına adamış iki gençtir. Acaba Abel ve Tibort'un İsviçre'deki Macaristan Büyükelçiliği ile ilgili planları nelerdir? Diplomasi Çalışmaları Stajyeri Burcu Nur Ulubey'in kaleminden...


THE AMBASSADOR TO BERN (BERN KONSOLOSU)

Yönetmenliğini Attila Szasz’ın gerçekleştirdiği Macar yapımı tarihi ve dramatik film 19 Şubat 2014 tarihinde vizyona girmiştir. Attila Szasz,” Balazs Bela Award “ödülünü de almış başarılı bir yapımcı ve yönetmendir. Ayrıca Demimonde, Apro Mesek, Örök Tel filmlerinin de yönetmenliğini yapmıştır. Film esas olarak 1956 yılında gerçekleşen Macar Devrimi’nin sonucu olarak ülkelerinden göç eden ve İsviçre’de yaşamaya başlayan iki Macaristanlı gencin 1958 yılında Bern’deki Macaristan Büyükelçiliği’ne saldırmasını konu almaktadır. Gerçek bir olaydan esinlenmesi ve gerilim sahneleri de filme daha çok odaklanmanızı sağlamıştır. Yaşananların ayrıntılarının tam olarak bilinmemesinden dolayı film gerçeğe çok yakın bir şekilde kurgusal olarak ele alınmıştır.

Film,  2014 yılında toplam 4 ödülden biri  “Bronze Zenith”e de sahip olmuştur. Filmin başrol oyuncularından Janos Kulka  Büyükelçiyi canlandıran Macar bir aktördür. Elliden fazla filmde rol alan oyuncunun başarısını buradan anlamak mümkündür. Janos Kulka ayrıca ”Kossuth” ve “Jaszai Mari” ödüllerine de layık görülmüştür. Diğer başrol oyuncularından Tamas Szabo Kimmel ve Jozsef Kadas filmde saldırıyı gerçekleştiren iki Macarlı genci canlandırmaktadır.

1956 Macar Devrimi, Macaristan’daki komünizmin varlığına ve Sovyet baskısına karşı çıkmış bir devrimdir. 1953 yılında Sovyetler’in isteğiyle Imre Nagy Macaristan’ın başbakanı olmuştur. Ancak Sovyetler’in beklediğinin aksine Imre Nagy, Sovyetler’in Macaristan’daki varlığını eleştirmiş ve halktan yana bir tutum sergilemiştir. Imre Nagy, Macaristan’ın içinde bulunduğu ekonomik, sosyal bunalımları gidermeye çalışırken Batılı ülkelerle yakınlaşmak istemiştir. Tüm bunların Sovyetleri rahatsız etmesinden dolayı Imre Nagy başbakanlıktan alınmıştır. Halkın buhran içinde kayboluşu ve yaşanan siyasi gelişmeler 1956 'Macar Ayaklanması’na giden kaçınılmaz süreç olmuştur.

Macar Devrimi, maalesef Soğuk Savaş döneminde gerçekleşen en dramatik olaylardan biridir. Sonucunda yüzlerce kişinin canına mal olmuş ve 200.000 Macar yurdundan göç etmek zorunda kalmıştır. Ekim 1956’ya kadar neredeyse istedikleri sonucu almayı başaracak olan Macar halkı, 4 Kasım 1956 günü Sovyetler’in “Kasırga Operasyonu” ile başarısız olmuştur. Imre Nagy ve devrim yetkilileri de idam edilmiştir.

Bir halkın ülkelerinin bağımsızlığı için ayaklanması ve direnmesi kadar normal olan başka şey var mıdır? Peki, halkının bağımsızlığı için ayaklanmasını destekleyen başbakanını idam etmek ne kadar doğrudur? Elbette ki bunlar hem insan haklarına hem de bir ülkenin bağımsızlığına karşı yapılan emperyalist hareketlerdir. 1956 Macar Devrimi’nin sonucunda yaşanan bu olaylar Sovyetler’in Soğuk Savaş döneminde gerçekleştirdiği siyasi ve askeri gerginliklerden biridir. Filmin ana konusunu oluşturan Macaristan Büyükelçiliği’ne saldırıyı düzenleyen iki Macarlı gencin amaçları da idam edilen liderlerinin (Imre Nagy) intikamını alıp gerçekleri bütün dünyanın bilmesini sağlamaktır.

Başrollerimiz Abel ve Tibort Macar Devrimi sonrası İsviçre’ye göç etmiş, kendilerini sadece Macaristan’ın bağımsızlığına adamış iki gençtir. 6 Ağustos 1958 günü Abel ve Banos Bern’deki Macaristan Büyükelçiliği’ne saldırmıştır.Saldırı anında içerideki personellerden biri dışarıdaki polisten yardım istese de polis, müdahale etmenin uluslararası bir krize sebep olacağı gerekçesiyle olaya müdahale etmemektedir.  Viyana Sözleşmesi'nden de bildiğimiz üzere dokunulmazlığa sahip misyon binaları, o ülkenin toprağı sayılmaktadır. Filmin en dikkat çekici noktası benim için burası olmuştur. Olay sırasında Büyükelçiliğin etrafında toplanan göçmen Macar halkı, sloganlarla özgürlük savaşçısı olarak bilinen iki saldırganı desteklemekteydi.

Gerçekten Tibort Banos ve Abel Takacs büyük bir cesaretle dokunulmazlığa sahip olan Büyükelçi Koroknai’yi alıkoyarak istediklerini elde edebilecek midir? Acaba Büyükelçiliğin Ticari Ataşeleri Vermes ve Ramo saldırganların istediğini yaparak Büyükelçi Koroknai’ye yardım edecek midir?

IMDB puanı 10 üzerinden 7.1 olan gerçek bir olaydan esinlenen film Macar Ayaklanması ve o dönemde Macar göçmenlerinin yaşadıkları hakkında bilgi edinmemizi sağlamaktadır. 75 dakikalık izleyiciyi sıkmayan, bilakis gerilim sahneleriyle heyecanlandıran Bern Konsolosu toplamda 4 almış ve 5 ödüle de aday gösterilmiştir. Bir saat on beş dakikanızın nasıl geçtiğini anlamayacak ve olayı bildiğiniz takdirde belki de saldırgan iki gencin haklılık payının olduğunu düşüneceksiniz. Ayrıca gerçek bir tarihi olayı anlattığı için film Uluslararası İlişkiler öğrencileri için bir kaynak veya derslerde bir eğitim materyali olarak kullanılabilir.

İyi seyirler dilerim!

 


                                                                                           Burcu Nur Ulubey

                                                                                         Diplomasi Çalışmaları Mayıs Ayı Stajyeri


O-Staj Ekibi
  • PAYLAŞ

YORUMLAR