Karanlık Savaşın Aydınlık Umudu: AYLA

Karanlık Savaşın Aydınlık Umudu: AYLA

  • Film Analizi
  • 17 Mart 2021 Çarşamba
  • 0
  • Okunma : 564

1950 yılında Kuzey Kore, Güney Kore'yi işgal etmek üzere saldırıya geçince, Türkiye'nin kahraman tugayını yardımcı olmak üzere Kore’ye gönderilmesiyle savaşın gidişatı değişmiştir. Merhametli Astsubay Süleyman Dilbirliği, savaşın ortasında kaderiyle baş başa kalmış küçük bir kızı kendi koruması altına almıştır. Savaş sona erdikten sonra Türkiye'ye dönmek zorunda kalan Süleyman Astsubay, acaba Ayla'yı yanında götürebilecek midir? Diplomasi Çalışmaları Stajyeri Şevval Tufan'ın Kaleminden...


Yönetmenliğini Can Ulkay'ın gerçekleştirdiği ve milyonlarca kişi tarafından izlenip beğenilen, Türkiye ve Güney Kore ortaklığıyla yapılan Ayla filmi, 27 Ekim 2017 tarihinde vizyona girmiştir. Film, 1950 yıllarında gerçekleşen Kore Savaşı sırasında yaşanan hazin olaylardan uyarlanmıştır. Filmin konusunun savaş ekseninde olması ve yaşananların tamamıyla gerçek olması, belki de Ayla'yı diğer filmlerden ayıran en önemli özelliktir.

İlk başta gözümüze çarpan gerçeklikler, bizlere pek çok duyguyu yoğun yaşatmayı da başarır. Filmde Türkiye ve Güney Kore'den, İsmail Hacıoğlu, Kim Seol, Ali Atay gibi sevilen isimler yer almaktadır. Film her ne kadar savaşı ve beraberinde getirdiği olayları ele alsa da, izledikten sonra bizlerin akıllarında bunlardan çok daha fazlası içlerimizi ısıtacak sahneler ve duygular kalmaktadır.

1950 yılında Kuzey Kore, Güney Kore'yi işgal etmek üzere saldırıya geçince, Birleşmiş Milletlerin konuya dahil olarak, yardımcı olmak üzere Türkiye'nin kahraman tugayını Kore’ye gönderdiğini görmekteyiz. Türkiye, NATO’ya daha kolay üye olabilmek için Kore Savaşı’na katıldığını da söyleyebiliriz. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı emrindeki ilk Türk Tugayı, 17 Eylül 1950'de Hatay'ın İskenderun Limanı'ndan yola çıkmış ve 12 Ekim 1950'de Pusan Limanı'na varmıştır. Savaşa katılan her birliğe bir isim verilirken, BM Silahlı Kuvvetler Başkomutanı General Mc Arthur, Türk Tugayına "Kutup Yıldızı" adını vermiştir. Asıl olaylar, Kutup Yıldızı’nın askerlerinden şefkatli Süleyman Astsubay'ın savaşın karanlığı içerisinde unutulmuş ve ailesini kaybetmiş, beyaz tenli, simsiyah saçlı küçük bir kızı bulmasıyla başlar.

Süleyman Astsubay, ay ışığında, savaşın ortasında kaderine terk edilmiş küçük kıza "ay gibi yüzü var, zaten ay ışında bulduk" düşüncesi ile Ayla adını verir. Küçük kızımızın artık bir korunacak bir yeri ve artık askerler tarafından tanınan bir benliği vardır.

Savaş sona erdikten sonra Türkiye'ye dönmek zorunda kalan Süleyman Astsubay, acaba Ayla'yı yanında götürebilecek midir?

Gerçekten bu filmi izlerken hem mutluluk hem de hüznü bir arada yaşayacağınız için hisleriniz karmaşa içine girebilir. Ancak bu filmden öğrenecek çok fazla değer olduğunu da unutmamak gerekir. Sahnelerde kullanılan gerçekçi elementler ve müzikler sayesinde savaşın içinde bulunduğunuz hissine kapılabilirsiniz. Bu denli etkili ve bir o kadar da duygusal müziklerin bestesini Fahir Atakoğlu üstlenmiştir. Ayla, dünyada büyük yankı uyandırarak birçok ödül kazanmıştır ve bazı ödüllere de adaylığı hala sürmektedir.

Kazandığı ödüllerden en önemlileri ise Asya Dünya Film Festivali "En İyi Film", Altın Turizm Ödülleri "Yılın Sinema Ödülü", Richmmond Uluslararası Film Festivali "Yükselen Yıldız" olmuştur.

Filmimize eleştirmenlerde tam not vermiş ve Güney Kore izleyicilerinden de birçok yapıcı yorum ve iyi dilekler gelmiştir. Güney Kore'de Ayla’yı izleyenler çok duygulandıklarını, Türkiye ve Güney Kore'nin ortak yaşadıkları bu savaş ve birbirlerine olan yardımları sayesinde sonsuza dek kardeş ülke kalacaklarını belirtmişlerdir.

Kore Savaşı’ı Panmunjom Ateşkes Antlaşması ile sona ermiştir. Daha sonrasında iki hükümet için bazı kararlar alınmıştır. 337 numaralı karara göre "Atmosferde, fezada ve su altında nükleer silâh denemelerinin yasaklanması hakkında antlaşma" sağlanmıştır. Kore Savaşı'na katılan birlikler arasında kahraman Türk askeri, savaşta öksüz ve yetim kalan Koreli çocuklar için okul inşa eden tek birlik olmuştur.  Sonucu ne olursa olsun Kore Savaşı esnasında Türkiye’nin sergilediği insanlık ve dostluk, vicdanın örneği ve sembolü olmuştur.

Kore Savaşı'nda şehit düşen korkusuz Türk askerlerini rahmetle, savaşta gazi olan kahraman askerlerimizi de minnet ve saygıyla anıyoruz.  

İzlerken yanınızda mendil bulundurmayı unutmayın!


Şevval TUFAN- Diplomasi Çalışmaları Stajyeri


O-Staj Ekibi
  • PAYLAŞ

YORUMLAR